Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Coşkun Teknopark Eğitim Salonu’nda ARGETİ Proje Pazarı ile ilgili basın toplantısı yaptı.
Rektör Prof. Dr. Coşkun basın mensuplarına yaptığı açıklamada, 2015 yılının sonunda 2016’ya Ar-Ge ile dopdolu bir anlayışla girmek üzere ARGETİ Proje Pazarı duyurusunu paylaşmak üzere bir araya gelindiğini belirterek, “28 Aralık’ta devasa bir toplantı var. Her zaman söylüyorduk, fikri olan beri gelsin. Bu sefer fikri olan yine beri gelsin diyerek bir çağrı yapıyoruz” dedi.
ARGETİ artık bir marka oldu
Prof. Dr. Coşkun, “Hem şehrimizdeki hem de komşu illerden veya tüm Türkiye’den projeler toplayacağız. Yeni buluşlar, yeni inovasyonlar yeni bazı projeleri bu sefer çok daha özgün bir yerde sizlerle buluşturacağız. Kamuoyuyla tüm halkımızla ve ilgilenen iş dünyasındaki muhataplarıyla buluşturacağız. ARGETİ artık bir marka oldu. Her sene iki kere yapıyoruz. Birincisinde çok daha geniş katılımlı olmak üzere projeler toparlanıyor, ikincisinde biraz daha özgün o seçilen projelerin kaldığı ikinci bir toplantıyla onları iş dünyasıyla buluşturuyoruz. Geçen sene GAÜN Sporium’da, üniversitemizin çok güzel bir tesis olan Sporium tesisinde bu sergiyi sizlerle beraber paylaşmıştık. Bu sene 28 Aralık’taki toplantı ise yeni Kongre Kültür merkezi’nde. Bu vesileyle Kongre ve Kültür Merkezi’ni de görmeyenler görecek çünkü Kongre Kültür Merkezimiz şu anda Türkiye’nin en önde gelen Kongre Kültür Merkezlerinden bir tanesi. Ana salonun sahnesi ise şunu gururla ve iftiharla söyleyelim ki Türkiye’de bir numaradır. Böyle bir sahne Türkiye’de başka herhangi bir salonda yok. Diğer bütün özellikleriyle de hem üniversitemize hem şehrimize hem ülkemize daha da ötesi tüm Ortadoğu’ya hizmet verebilecek bir Kongre Kültür Merkezi’nde bu ARGETİ toplantımız, sergimiz yer alacak” dedi.
“Bir bilgiyi ürünün içerisine gömmediğiniz sürece bu ürünün değeri gerek ihracat açısından gerek tüketim açısından son derece kıymete haiz bir ürün değil” diyen Prof. Dr. Coşkun, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim Türkiye’de üretilen mallarımızın yüzde 99’un düşük veya orta düşük diyebileceğimiz karakterde olduğunu öbür taraftan ise ancak yüzde 1’i bulan anlamda teknolojik ve bilgi yoğun ürünün olduğunu bu ihracat için de böyle düşünürsek o zaman biraz daha bilgi yoğun teknoloji yoğun yeni üretim anlayışlarının tüm iş dünyamızda ve ülkemizde hakim olması lazım. Avrupa Birliği ülkelerine baktığınızda yüzde 2 oranında total bütçelerinin yüzde 2’si oranında Ar-Ge ye pay ayrıldığını görürüz. Finlandiya bu konuda 80’lerde başlamış güzel bir örnektir. Yüzde 3,5 – 4’lere kadar yükselen ve Ar-Ge kültürünü ilkokuldan üniversitelere ve tüm iş dünyasına, tüm ilgili kamu ve özel sektöre taşıyan bir anlayışı oturtmaya çalışmış ve bunun da semeresini görmüştür. Şu anda dünyada markalaşan veya marka ürünler üreten ülkelere baktığınızda ki bunun en güzel örneklerinden bir tanesi Güney Kore’dir. Güney Kore’de yüzde 3,5 – 4 oranında bir Ar-Ge payının olduğunu genel bütçe içerisinde görürsünüz. Bize yüzde 0,6’lardan geçtiğimiz yıllar içerisinde yüzde 1’e kadar yükseltilmiş hedef ise 2023’te yüzde 2’ye kadar çıkarılmasıdır. Ancak kaynağın çıkarılmasının sadece yeterli olmadığını Ar-Ge anlayışının da ilgili üreticiler veya muhatapları tarafından benimsenmesi gerektiğini altını çizerek belirtmek isterim. Burada kolaycı olmamak lazım çünkü Ar-Ge dediğiniz bugün ekip yarın ürün aldığınız bir şey değildir. Tıpkı Antep Fıstığı gibi bugün ekip belki yıllar sonra meyvesini aldığınız ama çok kıymetli bir süreçtir. Biz hem öğrencilerimize hem de daha arkadan gelen belki ortaöğretim öğrencilerine bu anlayışı yaygınlaştırmak öbür taraftan iş dünyasına bu fikri daha çok aşılamak, iş dünyasını bu anlamda daha motive etmek üzere bu ARGETİ toplantılarını son yıllarda ısrarla ve kararlılıkla devam ettiriyoruz. Burada amacımız hem kendi öğrencilerimizin duruşları, çalışmaları bunları sergilemek ve bunların içerisinden ticarileşebilecek ürünleri öne çıkarmak, bu ticarileşebilecek ürünleri iş dünyasıyla buluşturarak bir kapital bir sermaye gereksinimi varsa bunları yatırıma dönüştürmek kaldı ki bunun için elimizde Teknopark, Teknoloji Transfer Ofisi gibi üniversitemizde ait özgün yapılar da olunca bu süreçleri daha kolay bir şekilde geçmektir. Kolay bir şekilde yatırımcılarımıza gençlerimize önünü açmak anlamında onlara yardımcı olmaktır.”
ARGETİ’ye son başvuru tarihi 20 Aralık
Daha önceki ARGETİ toplantılarında, öğrencilerin, asansör tasarımından tutun da trafik lambalarından enerji sektörüne kadar oldukça değişik buluşları olduğunu belirten Prof. Dr. Coşkun, öğrencilere her türlü yenilikçi anlayışı, müfredatı uygulamaya çalıştıklarını ifade etti. Gençlerin fikirlerine önem verdiklerini, çok yaratıcı ve güzel fikirlerin ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Coşkun, “Siz eğer onlara önem verir takdir eder beslerseniz onların mutlaka birer sonuçlarına tanık olabiliriz. O süreçleri ticarileşme olsun daha sonra üretimi, dağıtımı bütün bu alanlarda biz söz sahibi olmak ve yardımcı olmak istiyoruz. ARGETİ bu işin zirve yaptığı ve herkesin bir şölen içerisinde buluştuğu toplantının adıdır. 28 Aralık’ta her beraber orada buluşacağız. Herkesi bekliyoruz. Devasa bir şölen olsun, nisan ayında da ikincisini yapıp daha seçme projelerle yolumuza devam edeceğiz. ARGETİ’ye son başvuru tarihi 20 Aralık. Fikri olan beri gelsin diyoruz” şeklinde konuştu.



