“Günümüzde evlilikler daha çok uluslar arası olmaya başladı”

konusmaci.JPGGaziantep Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü tarafından, Ömer Asım Aksoy Konferans Salonu’nda düzenlenen “Çok Kültürlü Toplumlarda Farklı Kültürlerden Gelen Kişilerin Evlilikleri ve Sosyal Entegrasyon” adlı konferansa, Dr. Gerhard Steingress konuşmacı olarak katıldı.

Farklı kültürlerden gelen kişilerin evliliklerinin son yıllarda kültürel bir sorun haline geldiğini söyleyen Steingress, sosyal süreçlerle kültürel süreçlerin birbirinden bağımsız olmayan, iç içe geçmiş unsurlar olduğunu belirtti.

Çok kültürlü toplumlarda toplumsal entegrasyon probleminin sadece akılcı, sosyal, ekonomik, politik müdahaleler ile çözümlenmeyeceğini vurgulayan Steingress, aynı zamanda gündelik hayat içerisinde kültürlerarası etkileşimin dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

Steingress, “Farklı uluslardan gelen kişilerin evlilikleri devam ettikçe, sosyolojik anlamda küreselleşen bu kültürleri anlamak ve anlatmak çok önemli bir yere sahip olacaktır. Sosyologlara düşen bu konu üzerinde sosyolojik açılardan çalışmalar yapmaktır” şeklinde konuştu.

Günümüzdeki evlilik ilişkilerinin, kişiler arası etkileşimini ele alan bir süreç olduğunu belirten Steingress, “Bizler evliliği düşündüğümüz zaman genellikle toplumun kendi içerindeki evlilikleri düşünüyoruz. Oysa ki, kürselleşen dünyada, son yıllarda farklı kültürlerden gelen kişilerin evlilikleri çok sayıda artış göstermiş ve bazı sorunlar meydana getirmiştir. Bu kişiler arasındaki problemler sadece o kişiler arasındaki problem olarak değil, kültürler arasındaki ilişkiyi de ele almasıdır. Kişiler sadece kendi kültürlerini değil iki kültürün de meydana getirdiği ambiyansı da bizlere gösterir” diye konuştu.

Kültürler arası evliliklerin sosyal bir olgu olduğunu söyleyen Steingress, göç, politik değişimler, yaşam tarzları gibi etmenlerin kültürlerarası evliliklere sebep olabileceğini kaydetti.

Steingress, “Günümüzde evlilik piyasası daha çok uluslar arası olmaya başladı. Artık insanlar farklı kültürlerden gelen kişilerle evlenme olanağı bulabiliyor. Mesela, Almanlarla Türkler arasındaki evlilik genellikle göçle ilgilidir. Almanya, 1960’lı yıllarda ve sonrasında Yunanistan, Portekiz, Fas gibi ülkelerden yoğun göçler almıştır. Misafir işçiler o dönemde sadece iş gücü olarak ele alındılar. Politik karar vericiler, onların hiçbir zaman kalıcı olmayacağını düşündüler ve program yapmadılar. Fakat bunlar kalıcı olunca, çatışmalar başladı” ifadesinde bulundu.