Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen Türkiye Hükümet Sistemini Arıyor Anayasa Çalıştayı’nda, çeşitli üniversitelerden gelen hukukçular, başkanlık ve diğer hükümet sistemleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
İki gün süren Türkiye Hükümet Sistemini Arıyor Anayasa Çalıştayı’nın ilk günkü atölye çalışması bölümünde, Prof. Dr. Murat Doğan, Prof. Dr. Faruk Bilir, Prof. Dr. Yüksel Metin, Doç. Dr. Erdal Abdulhakimoğulları, Yrd. Doç. Dr. Abdulkadir Akıl yasama grubunda görev aldı. Çalıştayın yürütme grubu ise, Prof. Dr. Yavuz Atar, Doç. Dr. Murat Yanık, Prof. Dr. Ramazan Çağlayan, Prof. Dr. Ramazan Yıldırım, Doç. Dr. Ayhan Döner’den oluştu. Prof. Dr. Şevki Hakyemez, Prof. Dr. Tevfik Gülsoy, Prof. Dr. Nihat Bulut, Prof. Dr. Mahmut Koca ve Prof. Dr. Ali Gür Yargı Grubu’nda, Yrd. Doç. Dr. M. Alpertunga Avci da ekonomik hükümler grubunda yer aldı.
ETİK VE ADALET ERDEMLİ BİR YAPININ TEMEL TAŞLARIDIR
Çalıştayın değerlendirildiği panelin açılış konuşmasını yapan Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun, etik ve adalet olmadan ebediyete intikal edecek kalıcılığın sağlanmasının mümkün olmadığını belirterek, “Toplumumuz etik ve adalet konusunda değişmeyen, erdemli köklü bir yapıya sahiptir. Türkiye olarak biz yeni doğmuş bir devlet değiliz. Geçmişte edinilen deneyimlerle bugün geniş bir perspektife sahip olarak insanımızı, geleceğe taşıyacak ve Türkiye’mizi geliştirecek konuların bunun içerisine hükümet sistemi de dâhil bazı şeylerin korkmadan, cesurca tartışmamız gerekmektedir” dedi.
TARTIŞTIĞIMIZ SİSTEMLERİN HER BİRİ DEMOKRATİKTİR
YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Yavuz Atar ise konuşmasında, parlamenter sistem, yarı başkanlık, başkanlık sistem gibi hükümet sistemlerinin her birisinin demokratik sistemler olduğunu vurgularken, demokrasilerde karşımıza çıkan en büyük tehlikenin, yapı içerisinde oluşan çatışmalar olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Atar konuşmasının devamında şunları söyledi: “Demokratik yapı içerisinde çatışmalar elbette olabilir. Ancak, bu hiçbir zaman yapıya olumsuz etki etmemelidir. Dolayısıyla oluşturulacak sistemin çatışmaların zarar verici etkisini en aza indirmesi gerekmektedir. Türkiye’de bugün yanlış bir değerlendirme var. O da, hükümet sistemi değişikliğinin rejim değişikliği olarak algılanmasıdır. Hükümet sistemi değişikliği, rejim değişikliği değildir. Mevcut anayasamıza göre ve 2014’te Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinden sonra ortaya çıkan hükümet yapımızın ne olduğunun değerlendirmesi gerekiyor.
”BAŞKANLIK SİSTEMİNDE PARLAMENTO DAHA ETKİNDİR
Türkiye’de başkanlık sisteminin yaşama geçmesi halinde, parlamentonun öneminin azalacağı gibi bir inancın hakim olduğunu belirten Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Bilir ise, bunun son derece yanlış bir görüş olduğunu belirttiği konuşmasında, “Şu unutulmamalıdır ki, hükümet sistemi ne olursa olsun bütün bu sistemlerde meclisler, parlamentoların vardır. Parlamenter sistemle, başkanlık sistemi karşılaştırıldığında başkanlık sisteminde parlamentoların daha etkin olduğu görülecektir” diye konuştu.
DEVLETİN TARAFSIZLIĞI VE MİLLETİN EGEMENLİĞİ VAZGEÇİLMEZDİR
Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Tevfik Gülsoy ise konuşmasında, demokrasilerde sistemin özünün devletin tarafsızlığı ve milletin egemenliğinin esas alınması olduğunu ifade ederken, her hükümet sisteminin lehine ve aleyhine argümanlar söylenebileceğini belirtti. Prof. Dr. Gülsoy, “Bu noktada hükümet sistemlerinin doğru değerlendirmesi gereklidir. Başkanlık sistemi, çoğunluğun yönetme hakkını belirli bir periyot için veren, ama milletin egemenliğini yasama organı üzerinden değerlendiren bir argümanı bize sunmaktadır. Milletin egemenliğini baraj olmaksızın parlamentoda temsil edebilme imkanını sağlayabilecek bir mekanizmanın hayata geçirilmesi bu noktada önemlidir” dedi.
DEMOKRATİK SİSTEMLERDE YARGI GÜÇLÜ BİR ARGÜMANDIR
Başkanlık sistemindeki yargının oluşumuyla, parlamenter sistemdeki yargının oluşumu ve işleyişinin özünde demokratik hukuk devleti boyutuyla değerlendirildiğinde farklılık bulunmadığına işaret Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr, Yusuf Şevki Hakyemez de, bunun demokratik hukuk devleti boyutuyla birlikte düşünüldüğünde gerçekleşeceğini belirtti. Prof. Dr. Hakyemez, “Demokratik hukuk devletinde yargının işlevi bellidir. Yargı, hukuku esas alarak önüne gelen uyuşmazlıkları çözer. Bundan daha fazla bir anlam yargıya yüklememek gerekir. Eğer yargı da bu hukuku esas almanın ötesine geçerse o zaman demokratik hukuk devletindeki yargıdan değil, yargıçlar hükümeti, yargıçlar diktatörlüğü veya yerindelik denetimi dediğimiz hiçbir şekilde demokrasi ve hukuk devletiyle bağdaşmayan bir modelden bahsedebilecektir” diye konuştu.
HÜKÜMET SİSTEMİ TARTIŞMALARI TÜRKİYE İÇİN BİR FIRSAT
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Yanık ise, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin enerjisini bu tür tartışmalarla bitirmeyerek bu durumu bir fırsata çevirmesi gerektiğini ifade etti. Doç. Dr. Murat Yanık, “Türkiye hükümet sistemi ile ilgili bir tercihle karşı karşıya kalmıştır. Tam olarak parlamenter sistem olmasa da, mevcut hükümet sistemimiz ile ilgili çok ciddi eleştiriler ve sorunlar vardır. Bu bir anayasal tercih meselesidir. Bu tercihte bulunurken, toplum olarak özgür bir şekilde parlamenter sistemi, yarı başkanlık sistemini ya da başkanlık sistemini de tercih edebileceğimizi düşünüyorum” dedi.
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen ve iki gün süren çalıştaya, YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Yavuz Atar’ın yanı sıra Selçuk Üniversitesi, İstanbul Şehir Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Ticaret Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden öğretim üyeleri katıldı.





