Üniversitemizde “Antik Çağda Sosyal Yaşam” Konulu Konferans Düzenlendi

Üniversitemiz Fen – Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü tarafından, Fen –  Edebiyat Fakültesi Anfisinde “Antik Çağda Sosyal Yaşam” konulu konferans düzenlendi.

Konferansa konuşmacı olarak katılan Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sümer Atasoy, antik çağda kadının sosyal yaşamdaki yeri hakkında bilgi verdi.

Geçmişte kız çocuklarının çok küçük yaşlarda evlendirildiğini belirten Prof. Dr. Atasoy, “Antik çağda kızlar 13 yaşını geçirmeden, erkekler ise 25 yaşlarında evlilik yapıyorlardı. Bir inanışa göre, genç yaşta kızların doğurması sıhhatli bir çocuk doğuracağı anlamına geliyordu. Yaşı geçkin olursa onun doğuracağı çocuktan fayda gelmeyeceği inancı vardı. O zamanda kızlar babasının istediği kişiyle ve başlık parası karşılığında evleniyorlardı. Bu, günümüzde de bazı yerlerde devam ediyor” diye konuştu.

Kadınların erkek çocuk doğurmasının antik çağda çok önemli bir konu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Atasoy, “Kadınlar doğum yaptıktan sonra çocuğu kocalarına takdim ederler. Eğer çocuk sakat doğarsa, o çocuğu erkek kabul etmiyordu. Ne yazık ki, annenin hiçbir söz hakkı yoktu. Çocuğunu alıp, şehrin dışında bir yere götürüyorlardı ve çocuğunu bile bile ölüme terk ediyorlardı” şeklinde konuştu.

Kadınların boşanmak gibi bir hakka sahip olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Atasoy, “Erkek karısından iki şahit getirip boşanmak gibi bir hakka sahip fakat kadının böyle bir hakkı yok. Eğer çocukların varsa çocuklar babada kalıyor ve kız tekrar babasının evine gönderiliyor. Erkek tekrar evlenirse evlendiği kadın çocuklara bakmakla yükümlü oluyor” ifadesinde bulundu.

Prof. Dr. Atasoy, “Kadının mülkiyet hakkı milattan önce 12’inci yüzyılda Bizanslar birlikte oluyor. Mal, mülk sahibi olup, boşanabiliyorlar. Milattan önce 12’inci yüzyıla kadar böyle bir hakları olmuyor. Tarihi sürece baktığınız zaman böyle erkek egemen toplum hala devam edip gidiyor” diye konuştu.